1. Evinizin kapılarını neşeye açın
Neşenin en rahat yankılanabileceği yer sakin bir evin duvarları arasındadır. Evinize neşeyi getirmenin yollarını keşfedin. Örneğin aile fertlerinden birine doğum günü partisi düzenleyin ya da bir öğleden sonra CD’deki parçaya yüksek sesle eşlik edin. Evinize düzen ve sakinlik egemen oldukça bu havayı iç dünyanıza da taşıyabilirsiniz. Uzakdoğu bilgelerinin dediği gibi ‘İçerisi nasılsa, dışarısı da öyledir.’
2. Yatak odanızı sıcacık bir barınağa dönüştürün
Yatak odanızı her şeyden uzaklaştığınız bir kaçış mekanına dönüştürün. Çok fazla çaba ya da para harcamanıza gerek yok ama buna değdiğini göreceksiniz. Sonuçta, sıcacık bir yatakta arkanıza yaslanmaktan daha iyi ne olabilir? Kış için sıcacık, tüylü bir battaniyeniz yoksa hemen bir tane edinin. Yatak odanıza sıcak bir hava estirmenin en iyi yolu budur.
3. Ev düzenlemenin kadim sırlarından yararlanın
Mekanın düzenlenişine göre yaşam enerjisini (chi) çekmenin ve artırmanın yollarını öğreten eski kadim Çin öğretisi Feng Shui’den yardım alarak evinizi davetkar bir dinlenme köşesine döndürün. Feng Shui eviniz de dahil olmak üzere hayatınızın bir çok yönünde olumlu sonuçlar doğurabilir. Evinize çiçek, mum, rüzgar çanı ve yatıştırıcı renkler gibi pozitif ayrıntıları serpiştirmekle işe başlayın.
4. Küçük ayrıntılar büyük fark yaratır
Evinize bir parça ışık ve gülücük katmak için duvarlarını boyamanız ya da mobilyaları değiştirmeniz gerekmez. Küçük, hesaplı rötuşlarla büyük farklar yaratın! Çiçek saksılığına mumlar dizerek ya da kanepe ve sandalyelerin üzerine büyük örtüler sererek evinize yeni bir soluk getirebilirsiniz. Doğadan ödünç aldığınız sonbahar yapraklarıyla buketler yapın, ahşap kaplara çam kozalakları doldurun.
5. İçeride tomurcuklar açsın
Çiçekli bitkiler dışarının güzelliğini ve canlılığını evinizin içine taşır. Yasemin, begonya, hatta akçaağaç bile odanızın havasına aydınlık katabilir.
Günümüzde birçok insanda görülen ve ortama rahatsızlık veren ağız kokusu birkaç yöntemle ortadan kaldırılabiliyor. Uzmanlar dişeti hastalığı, diş çürüğü, problemli dolgu ve ağzında tükürüğün az bulunmasını sebepleri arasında gösterdiği ağız kokusunun, düzenli fırçalama ve diş hekimine gidilmesiyle ortadan kaldırılabileceğini ifade ediyor.
Ayrıca, bu zamana kadar çok duymadığımız dilin fırçalanması da kokunun engellemesinde fayda sağlıyor.
Diş Hekimi Murat Sözmen, çevremizdeki birçok insanda ağız kokusunun büyük bir sorun olarak karşılarına çıktığını belirtiyor. İnsandaki ağız kokusunun yüzde doksan nedeninin diş ve dişeti hastalıklarından kaynaklandığına dikkat çeken Sözmen, kokunun önlenmesi için düzenli diş fırçalamanın ve diş ipi kullanmanın öneminden bahsediyor. Çünkü ağız kokusunun en temel sebebi diş aralarında kalan gıda artıkları. Bunun yanında ağızda kokuya sebep olan, çürük, problemli dolgu, dişeti çekilmesi ve diş taşı sorunu bulunuyorsa mutlaka bir diş hekimine gitmeniz tavsiye ediliyor. Çünkü dişlerinizi düzenli fırçalasanız da bunların tedavisi diş hekimi koltuğundan geçiyor. Devam
Son bahar mevsiminin gelemsiyle yaşadığımız günlerin daha da kısalmasıyla havalar soğuyor ve mikroplar yayılmaya başlıyor.Bu dönemdeki ısı değişiklikleri vücut dengesini de bozarak bir anda yatağa düşürebilir.
Son baharın başlangıcında vücudun dengelerini bozan ısı değişimlerinin yol açtığı en sık hastalık ise soğuk aldınlığıdır. Genel olarak üşütme ya da nezle adıyla ifade dilir. Soğuk algınlığının nedeni de bir çeşit mikrop olan virüslerdir. Virüs alan kişiler hapşırma ve öksürmeyle mikrobu havaya karıştırarak yayarlar ve sonucunda sağlıklı kişilerin havayı soluması ya da gözlerden alınan mikrop ile hastalık gelişir.
Oysa ki kış aylarında karşılaşılan soğuk algınlığı genelde daha hafif atlatılır hatta kendiliğinden geçer. Buna rağmen tüm dünyada en sık karşılaşılan ve iş gücü kaybına sebep olan hastalıklar kategorisindedir. Çocuklarda ve vücut direnci düşük kişilerde sinüzit, bronşit, orta kulak iltihabı ve zatürreeye sebep olabilir.
Çocukların soğuk algınlığına yakalanma riski daha fazla olduğundan çocuklarda daha sık görülür. Bebekler yılda dört beş kez hastalanırken, büyüdükçe bağışıklık sistemleri geliştiğinden hastalanma sıklıkları azalır. Buna rağmen erkek çocuklar kız çocuklara nazaran daha hassastırlar.
Yaşama alanları dar olanlarda ya da kalabalık ailelerde bulaşma daha kolay olduğundan nezle riski artmaktadır. Üstelik sigara kullanımı olan kişilerde solunum yolu hastalıklarına ve soğuk algınlığına yakalanma oranı daha fazladır. Vitamin eksiklikleri özellikle A vitamini eksikliği olanlar daha fazla risk altındadır.
Soğuk algınlığından korunmada ilk şart bol temiz hava ve hijyen çok önemlidir. Eller sık sık bol suyla yıkanmalı ve burun, göz gibi organların elle temasından kaçınılmalıdır. Hasta kişilerin eşyalarına dokunulmamalı ve bulunduğu ortamlar sürekli havalandırılmalıdır. Bu kolay bulaşan hastalığın kesin bir tedavisi yoktur. Hatta bilinen yaygın bir söz de; tedavi edilirse yedi günde, edilmezse bir haftada geçtiğidir.
En önemli tedavisi kesin olarak istirahattir. Burada amaç soğuk algınlığının belirtilerinin hafifletilerek giderilmesi ve hastanın rahatlatılmasıdır. İlaç kullanımında da dikkatli olmalıdır, antibiyotikler ise gereksizdir, üstelik kesin olarak zarar verdiği de biliniyor. Burunda oluşacak tıkanıklıklar için en iyi uygulama, yan etkisi olmayan serum fizyolojik kullanımıdır. Bu tuzlu suyun buruna damlatılması ve hasta odasındaki havanın nemli olmasının sağlanmasıdır. Çok gerekli durumlarda burun damlaları kullanılabilir ancak üç ya da beş gün süreden daha fazla kullanılmamalıdır.
Yurtdışı gezilerinin en önemli duraklarından biridir Paris, romantizmi ve tarihi dokusuyla her zaman büyüleyici olmayı başarmış bu aşk şehrine tur firmasıyla değilde kişisel olarak gidecekler için yazımız bir rehber niteliği taşıyacaktır.
Öncelikle Paris seyahati için kırmızı ve yeşil pasaportu olamayanlardan vize istendiğini yazarak başlayalım. Otel seçiminde mutlaka en az 3 yıldızlı otelleri tercih etmenizi öneririm ayrıca otel seçiminizi mutlaka champs elysées ( şanzelize) bölgesinden yapmalısınız, gitmeden önce internet aracılığı ile rezervasyon yaptırabilirsiniz son derece güvenli rezervasyon sistemleri mevcut ancak 3 yıldızlı otel fiyatları çift kişi için gecelik 150 euro civarından başlamakta ve rezervasyon için 20 gün öncesinden başvuruda bulunmak gerekmekte otel rezervasyonunu son ana bırakırsanız yer bulma şansınız sıfır demektir.
Devam
Sitemiz Abiye Modelleri | Gece Kıyafetleri | Gece Elbiseleri | Gelinlik yeni eklenen haberleri mail yoluyla almak icin lutfen asagidaki kutucuga mail adresinizi girip "Uye Ol" butonuna Uye Ol!
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Oca | Mar » | |||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 |
| 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 |
| 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 |
| 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 |