esra erol abiye, esra erol abiye modelleri, esra erol elbise, esra erol elbise modelleri, esra erol elbiseleri nereden alınır, esra erol kıyafetleri kim satıyor
Miss Turkey 2010 finalistleri belli oldu bunların biride Adanalı dizisinden tadıgımız SERENAY SARIKAYA oldu. 1 Nisan’da yapılacak yarışmanın finalistleri, önceki gün Maslak Doğuş Power Center’daki seçmelerin ardından basına tanıtıldı. Serenay Sarıkaya’nın da arasında bulunduğu 20 güzel, birkaç gün içinde Polonezköy Legend Otel’de kampa girecek ve koreograf Uğurkan Erez tarafından yarışmaya hazırlanacak.
İşte Miss Turkey 2010 Güzelleri ;
Gizli aşk, Özalp’in şarkı istemek için sanatçının çiftlik evine gittiği günlerde doğdu. Milliyet’in haberine göre beş aydır süren ilişki, sır gibi saklanıyordu. Uyuşturucu operasyonu kapsamında geçen ay gözaltına alınan ve savcılıkta serbest bırakılan Tarkan (38), ‘Acıkolik’ isimli solo albümüyle müzik dünyasına adım atan Nil Özalp (29) ile birlikte. Bir yıl önce ikilinin aşk yaşadığına dair bir haber çıkmış, taraflar yalanlamıştı. Özalp, beş ay önce albümü için parça istediği Tarkan’ı sık sık Beykoz Öğümce Köyü’ndeki çiftlik evinde ziyaret etmeye başladı. Bir süre sonra iş arkadaşlığı, aşka dönüştü.
- Tarkan gözlerden uzak ilişki yaşadığı Nil Özalp’in albümündeki tüm parçaları dinleyip sevgilisini yönlendirdi. Bununla kalmadı, albüme adını veren ‘Acıkolik’ adlı şarkıyı hediye etti. Gizli aşkı, Tarkan’ın menajeri Uygar Ateş ve en yakın arkadaşlarından başkası bilmiyordu. – TARKAN gözaltına alınıp serbest bırakıldıktan sonra annesinin evinde dinlendi. Bu süre içinde sevgililer telefonla görüş-tü. Çift, geçen hafta Beykoz’daki çiftlik evinde birbirine kavuştu.
- MEGASTAR Almanya’dan geldiği ve ‘Kıl Oldum Abi’ adlı albümünü çıkardığı günlerde kendisi gibi gurbetçi olan model Jülyet ile flört ediyordu. Şarkıcı, Jülyet’ten ayrıldıktan sonra gazeteci Elif Dağdeviren’le aşk yaşadı. Mayıs 2008’de altı yıldır birlikte olduğu avukat sevgilisi Bilge Öztürk’ten ayrıldı. Adı 17 yaşındaki İsrailli model Liraz Dror ile anıldı
Geçen sene Okan Bayülgen’in sunduğu bir televizyon programına alkol alarak katıldığı için büyük tepki toplayan Nejat işler yine alkollü olarak sete çıktığı için işinden oldu.
“Kapalıçarşı” dizisinin setine sürekli alkollü gidip tartışma çıkararak ekibe zor anlar yaşatan Nejat İşler, kadro dışı bırakıldı. Kapalıçarşı’da Cemal rolünü canlandıran İşler’in yerine başka bir karakterle, Engin Altan Düzyatan getirildi. Mardin‘de çekilen Meral Okay imzalı Kanal D’de ekrana gelen “Bir Bulut Olsam” dizisi geçen hafta final yapan Düzyatan, sektörde iş disipliniyle tanınıyor.
Yapımcısı üzgün
İşler’le daha önce “Aliye”, “Bıçak Sırtı” dizileri ve Uğur Yücel’in yönettiği ve ocak ayında seyirciyle buluşacak olan “Ejder Kapanı” filmini çeken TMC Film’in sahibi Erol Avcı, konuyla ilgili bir açıklama yaptı. İşler’in kariyerini olumsuz etkilememek için alkol sorununa hiç değinmeyen ve üzgün olduğu belirtilen Avcı, yazılı açıklamasında “Kapalıçarşı dizisi üç senedir üzerinde çalıştığımız bir projeydi.
Projeyi tasarlarken Bıçak Sırtı devam ediyordu. Aslında aynı ekiple devam etme isteğindeydik. Projenin gerçekleşmesi planlanandan daha uzun bir zaman alınca oyuncu kadrosunun başka işleri olduğu için kadroyu daha farklı bir ekiple tamamlamak zorunda kaldık. Kapalıçarşı’ya sezon başından planlandığı gibi yeni bir karakter giriyor. Aramıza bu karakter için yeni katılan oyuncumuz ise Engin Altan Düzyatan” ifadesini kullandı.
İTKİB ve Moda Tasarımcıları Derneği (MTD) işbirliği ile ikincisi gerçekleştirilecek olan Istanbul Fashion Week ( IFW); Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Sayın Zafer Çağlayan’ın katılımının yanı sıra Türk tekstil ve moda sektörünün önde gelen temsilcilerinin hazır bulunduğu bir davetle tanıtıldı.
İlki Istanbul Fashion Days adı altında Ağustos’09 da gerçekleştirilen moda günleri yerli yabancı sektör takipçilerinin büyük ilgisi sayesinde üç günde 25.000 ziyaretçi ile buluşarak büyük bir başarıyla sonuçlanmıştı.
Dünya Moda Haftaları takvimi ve anlayışı paralelinde ikincisi gerçekleştirilecek olan etkinlik; dünya moda başkentlerindeki örneklerinde olduğu gibi “İstanbul Fashion Week” adı altında 3-6 Şubat 2010 tarihinde Santralİstanbul da düzenlenecek .
Davette açılış konuşmasını yapan İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi; “Sektör adına Türkiye’de yeni bir dönem başlattıklarını ve ISTANBUL FASHION WEEK (IFW)‘in sektöre ivme kazandırmasından büyük mutluluk duyduklarını ” belirtirken, “2010 yılının İstanbul Avrupa Kültür Başkenti olmasından dolayı IFW 2010’un uluslararası platformda yaratacağı etkinin çok daha büyük olacağını” vurguladı.
Tanrıverdi’nin ardından söz alan MTD Başkanı Bahar Korçan ise konuşmasında; “Türk moda sektörünün birliğine duyulan ihtiyaçtan yola çıkarak gerçekleştirilen IFW’in tasarımcı ve endüstri işbirliğini pekiştirdiğinin” altını çizdi ve “marka ve tasarımcılarımızın yabancı alıcı grupları ile buluşmasında önemli bir platform sağlandığını” sözlerine ekledi.
Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Sn Zafer Çağlayan ise gecede yaptığı konuşmada “ BU İŞ’İN HAMİSİYİM !” diyerek başlangıcından itibaren destek verdiği IFW ‘nin başarısından duyduğu gururu dile getirirken tekstil sektörüne çağrıda bulunarak “Basın aracılığıyla tasarımcılarımızı, markalarımızı, tüm sektörü bu güç birliğine davet ediyorum” dedi.
Moda tasarımı alanında dünyaya bilgi akışını sağlamak ve dünyanın önde gelen moda basını ve alıcılarının dikkatini İstanbul’a çekmek üzere kurgulanan ISTANBUL FASHION WEEK (IFW) ile tasarım ve üretimden perakendeye, ülkemizin tüm tekstil ve moda endüstrisi; tüm yön verenleri ile birlikte tekrar tek bir platformda buluşacak.
MANKEN EBRU ŞALLI, HARUN TAN İLE AĞUSTOS 2002′DE EVLENMİŞTİ.
Mart 2004′te oğlu Beren’i dünyaya getirmişti. ”Beren 6 yaşına gelince, ikinci anne olacağım” diyen Ebru Şallı bu planını ertelemek zorunda. Ebru Şallı ”Malım; TV8′de ‘Ebruli’ adlı bir program sunuyorum. Her sabah canlı yayında pilates dersleri veriyorum. Kanal yöneticileri bu yüzden 1 yıl boyunca hamile kalmamı yasakladı” dedi.
UYUŞTURUCU DAVASI KAPSAMINDA BİR SÜREDİR TUTUKLU BULUNAN ŞARKICI DENİZ SEKİ TAHLİYE EDİLDİ.
218 gündür cezaevinde bulunan şarkıcı Deniz Seki, ilk kez hakim karşısına çıktığı İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tahliye edildi.
15’i tutuklu 16 sanığın katıldığı duruşma öncesi ”Benim için dua edin” şeklinde konuşmuştu. Uyuşturucu ticareti ve kullanmak suçlarını işlediği iddiasıyla hakkında 8,5 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası istenen Deniz Seki avukatlarının işlemlerini tamamlamasından sonra Bakırköy Kadın ve Çocuk Cezaevinden bu akşam çıkacak.
SEKİ “BİR HATA YAPTIM BEDELİNİ AĞIR ÖDEDİM“
İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinde gözyaşları içinde savunmasını yapan Deniz Seki, çok utandığını, çok pişman olduğunu söyleyerek, “Yaşadığım bir ilişki yüzünden adını anmak istemediğim bu maddeyi kullandım. Bir hata yaptım ve bedelini de çok ağır ödedim. Herkesten özür diliyorum“ dedi.
Üç sayfadan oluşan yazılı savunmasını mahkeme heyetine sunan Deniz Seki, savunmasında şunları söyledi: “Öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum. 218 gündür bu duruşmaya çıkmak için bekliyorum. Sadece kendime verdiğim bir zarar söz konusudur. Adını anmak istemediğim bu maddeyi 7-8 aydır kullanıyordum. Çok duygusalım. Müzisyenim. Yaşadığım ilişki nedeniyle çok üzüldüm, asosyal oldum. Bir daha adını bile anmak istemediğim o maddeyi kimseye vererek aracılık etmedim. Yaşadığım ilişkinin toplum tarafından kabul edilmemesi beni buna itti. Çok utanıyorum, çok pişmanım. Hiçbir şekilde yalan söylemiyorum, hayatta da yalan söylemedim. Nöbetçi mahkemede serbest bırakılıp sonra neden tutuklandım anlamadım. Ben Kuruçeşme’de oturuyorum. jandarma beni aldı neden aldı Kilyos’a götürdü. Ben bir hata yaptım bedelini de çok ağır ödedim. Şu tablonun içine hiç yakışmıyorum. Önce ailemden sonra beni seven herkesten özür diliyorum.“
Gözyaşlarını tutamayan Deniz Seki, mahkeme başkanından su içmek için izin istedi. Arkadaşlarına uyuşturucu temin etmediğini sadece kendisine zarar verdiğini de belirten Seki, “Buna bile hakkım yoktu aslında. Bundan böyle çok değiştim. Zaten bağımlı olmadım. Kendime olan kızgınlığımdan dolayı bu maddeyi kullandım. Bu alkol de olabilirdi ama yüzüne bile görmek istemediğim bu maddeyi kullandım. Ben ölene kadar bu maddenin karşısında olacağım. Bununla ilgili ne kadar sosyal proje varsa içinde olacağım. Tahliyemi ve yargılamanın ardından da beraatimi istiyorum“ dedi.
Sanıklardan Sinan Yüksel ve Abdullah Haner’den kokain maddesini aldığını kabul eden Deniz Seki, “Yüzünü hiç görmediğim ’Diyar’ diye bir adam vardı. Onu da aradım birkaç kez ama hiç tanışmadım. Abdullah Hanel hasta kızı olduğu bu işin kendisine yakışmadığını bu işi yapmak istemediğini ve çok utandığını söyledi. Şoförüm ise benim babam gibidir. Bana ne getirdiğini hiç bilmedi. Çünkü yüzgöz olmadım“ dedi. Seki dinlemeye takılan telefon görüşmelerinden birçoğunu da kabul etmediğini belirtti.
Deniz Seki 7 yıl şoförlüğünü yaptığını söyleyen tutuksuz sanık Mecit Çam savunmasında, “Deniz hanım’ın bütün işleriyle ben ilgileniyordum. Elbiselerini, market alışverişini, müzik CD’lerini, aranje şarkılarını kapalı zarf ve kutu içinde kendisine getirir götürdüm. Bunu birçok kez yaptım. Sanıklardan Sinan Yüksel’i Murat olarak tanırım. Deniz Seki bana bu kişiyi yeni albüm aranjörü olarak tanıştırdı. Bana ’Mecit, Murat ile birlikte çalışacağız’ dedi. Deniz hanım bana para verirdi bende Abdullah Haner’e verirdim. Bu yaptığım rutin işlerden biriydi. Kapalı zarf ve kutularda ne olduğunu bilmiyordum.“ dedi. Jandarma ve savcılık ifadesini kabul etmeyen Mecit Çam ayrıca jandarmada kendisine Seki aleyhine ifade vermesi için tehdit edildiğini öne sürdü.
Ünlü sanatçı Hülya Avşar, demokratik açılıma ilişkin değerlendirmeleri nedeniyle “halkı kin, nefret ve düşmanlığa tahrik ettiği” gerekçesiyle ifade verdi.
Bakırköy Adliyesi’nde ifadesinin alınmasının ardından çıkışta kısa bir açıklama yapan sanatçı, “Beni çok güzel ağırladılar. Onlar da anladılar ortada bir şey olmadığını. Verdiğim ifade sonucu bu aşamada kalacağına inanıyorum. Savcı Bey de röportajda herhangi bir şey olmadığını, her kelimenin ayrı ayrı ne anlama geldiğini izah ettiğim zaman anladılar.
Dava açılmayacağını tahmin ediyorum” dedi. Avşar, hakkında soruşturma başlatan savcıyı programına konuk olarak çağırdığını da ifade etti.
Adliye girişinde kısa bir açıklama yapan sanatçı, “Kürt tarafımla gururluyum, Türk tarafımla şaşkınım. Sözlerimin sonuna kadar arkasındayım. Yüce Türk adaletine güveniyorum. Biz geniş bir aileyiz. Ben de memnunum hayatımdan” dedi.
Hülya Avşar, aralarında siyasiler ve bakanların da bulunduğu bir çok kişinin destek amacıyla kendisini aradığını ifade etti. İsim vermek istemediğini belirten Avşar, “Şahsen arayan bir çok siyasi oldu ama isim vermek istemiyorum. Aslında destek de beklemiyorum. Böyle bir konuyla gündeme gelmekten gurur duyuyorum. Bir tarafım Kürt, bir tarafım da Türk. Söylediklerimden hiç pişman değilim. Soruşturma açılmış olması şaşkınlık verici.
Savcımızdır, sonuna kadar saygım var. Benzer şeyler daha önce de yaşadım, yaşamaya da devam edeceğim gibi görünüyor” diye konuştu.
‘Var mısın Yok musun?’ efsane yarışmacılarıyla birlikte önümüzdeki günlerde final yapacak. ‘Kumarda kazanan aşkta kaybeder’ sözünün tersine hem aşkta hem de kumarda kazanan, yarışmanın sevilen ikilisi Hakan ve Gizem…
Program boyunca yan yana yarışan Hakan Hatipoğlu ve Gizem Akın ‘Var mısın Yok musun’un popüler isimlerindendi. Programdan birbirlerine aşık olarak ayrılan çift, 500 bin’lik ödülü vermek için uzatılan yarışmanın son günlerinde yine yan yana kutu açıyor. TRT’de Kapadokya Düşleri dizisiyle oyunculuğa ilk adımını atan Hakan, ‘Birbirini seven iki genci oynamak hoş olabilir. İkimizi de sevenler var’ diyor. Hakan ve Gizem’le Hamdi Bey’i, yarışma sonrası başlayan ilişkilerini ve hayallerini konuştuk…
- Yarışmaya hangi özelliğinizden dolayı kabul edilmiştiniz?
Hakan: Seçimdeki kriterlerden biri insani yönün kuvvetli olması. Güzel ya da çirkin olmanız gerekmiyor ama ekran karşısında güzel enerji vermeniz gerekiyor. Hikayeniz olmasa bile gülümsemenizle karşı tarafın o günkü yorgunluğunu alabilmeniz önemli.
Gizem: Özel bir hikayem yoktu. Ekranda duruşum ve doğal olmam önemli oldu.
- Paranızı alabildiniz mi?
Hakan: 6 ile 12 ay arasında ödeme yapılacağına dair Show TV ile yaptığımız bir sözleşme vardı. 6. aydan itibaren paramızı aldık.
- Hakan sen 132 bin, Gizem sen de 135 bin lira kazandınız. Paranızı ne yaptınız?
Gizem: Yarışmaya girerken eğitim için harcarım diyordum ama bu sene zaten okul bitiyor. Ev almanın en doğru karar olduğunu düşünüyorum.
Hakan: Ev gibi bir hayalim yok. Kendime yatırım yapmak istiyorum. Oyunculuk yapmayı kafaya çok takarsam yurtdışında eğitim alabilirim. Bunları yaparsam daha iyi evler alacak duruma gelebilirim.
- Hamdi Bey’i gördünüz mü?
Hakan: Ah! Bir görsek neler söyleyeceğiz. Kaç kişiyi yaktı Hamdi Bey. Yarışma sonunda Hamdi Bey ekrana çıkarsa güzel bir sürpriz olur.
- Acun Ilıcalı gerçekten Hamdi Bey’le konuşuyor mu yoksa -mış gibi mi yapıyor?
Hakan: Konuşuyor; test ettim. Karşı tarafta hat varsa telefon kapandığında ‘çın’ diye bir ses gelir. Hat yoksa ahizeyi kapadığınızda ses çıkmaz. Acun Bey telefonu kapayınca hep ses çıkıyor.
- Artık sokakta yürürken tanınıyorsunuz, hayatınızda nasıl değişiklikler oldu?
Gizem: Yarışmayla hayatım renklendi. Küçüklüğümden beri medyada olma isteğim vardı. Fotoğraf çektirmeyi de severim, bu yüzden tanınmaktan mutluyum. 9 ay yarışmada kaldım; ister istemez herkes beni tanıyor.
Hakan: Yarım saatte gideceğim mesafeyi artık bir saatte gidiyorum. Yolda görüp konuşmak ve fotoğraf çektirmek istiyorlar. Yarışmadan sonra TRT’nin ‘Kapadokya Düşleri’ dizisinde oynadım; 13 bölümlük bir projeydi. İnşallah yeni projeler olur.
- Sen de Hakan gibi oyunculuk yapmayı düşünüyor musun?
Gizem: Aslında özenmişimdir ama bu konuda eğitimim yok, zaten okulum devam ediyor. Bu yarışmadan sonra bir-iki teklif gelmişti ama devamı gelmedi. Daha kısa süreli olduğu için reklam filmlerinde oynamayı tercih ederim.
- Bu yarışmayla hem para hem de aşk kazandınız, nasıl oldu?
Hakan: Bu yarışmanın bana kattığı en büyük şey Gizem’dir. Biz yarışırken herkes aramızda bir şeyler var sandı. O esnada gerçekten ağabey-kardeş gibiydik. Ama hayat bu, insanlar bir şeyler hissedebiliyor. Belki yarışmanın bitişiyle veda hüznü aramızda bir kıvılcım başlattı. Daha sonra görüşmeye başladık ve gerçekten şimdi çok mutluyuz.
- Yanına yakışıklı bir erkek gelince ‘yaşasın’ deyip beğenmiş miydin?
Gizem: Beğenmiştim ama hiç o gözle bakmamıştım. Çok iyi dosttuk.
Hakan: Dışarıda buluştuğumuzda da hep birbirimizi korurduk, kardeş gibiydik. Açıkçası aramızda böyle bir şey olacağını hiç tahmin etmezdim. Çok da iyi olmuş, çok mutluyum.
- Peki, Gizem senin dikkatini çekmiş miydi?
Hakan: Tabii ki, o gözleri ben de gördüm. Benim için güzellikten çok insanlığı önemli ki Gizem’de bunlardan çok var.
- Sen yarışmaya girdiğinde bir kız arkadaşın varmış…
Hakan: Evet, ama yarışma sonrasında ayrılmıştık. Bunun Gizem’le bir ilgisi yok, başka nedenlerden ilişkimiz bitti. Bu ilişkide ne ben aldatan tarafım ne de Gizem ayıran taraf.
- Evlenmeyi düşünüyor musunuz?
Hakan: Her şey kısmet, neden olmasın? Belli şeylerin zamanla rayına gireceğini düşünüyorum. Önce okul, sonra iş.
Gizem: Daha 21 yaşındayım, benim için zaten erken. Önce okulumu bitirip iş sahibi olmam gerekiyor. Hakan da bu konuda destek verdiği sürece neden olmasın, zaten amacımız evlenmek.
- Beni de düğüne çağırırsınız aman bu arada Hakan başka yarışmaya katılmasın da…
Gizem: Evet, katılırsa da yanına kesinlikle kimse oturmasın. (Kahkahalar…)
- Bundan sonra hiç teklif gelmezse hayal kırıklığı yaşar mısınız?
Hakan: Master yapmış ve 6 sene çalışmış biriyim çok büyük reklam ajanslarında çalıştım. Hayattan bir korkum yok. İstediğim yerde iş bulabilirim ama oyunculuk ruhuma iyi gelen bir şey ve kazancı da çok iyi. Yapabileceğime inanıyorum ama olmazsa da hayal kırıklığına uğramam. İnsanlara mesaj verme kaygım olduğu için aslında kendi programımı yapmak isterim. Birlikte bir projede olmayı çok isteriz. Birbirini seven iki genci oynamak hoş olabilir. İkimizi de sevenler var çünkü.
Gizem: Ben de hayal kırıklığına uğramam. Sadece içimde bir hevesti, hevesimi aldığımı söyleyemem, devam etmek isterim.
İKİMİZİN DE HAYRANI VAR
- Hakan’ın bu kadar çok hayranı olmasını kıskanır mısın? Eminim yolda bir sürü kız onu durdurup konuşmak istiyordur…
Kıskanmıyorum. Onun kadar olmasa da beni de beğenenler ve sevenler var. Bu konuda birbirimize karşı saygılıyız. Genelde genç kızlar faceboook’tan mesajlar yazıyor, yolda görüp sarılmak ve fotoğraf çektirmek istiyorlar bu da çok normal. Yakışıklı biri, tabii ki beğeneni olacaktır. Yarışmaya katılmamış olsaydım bu durumu anlamayabilirdim, acaba aklı kayar mı diye düşünebilirdim.
- Gizem de gayet hoş bir kız, sen kıskanıyor musun?
Genelde genç kızlar erkeklere hayran olur ve duvarlarına posterler yapıştırırlar ama Gizem’in de çok hayranı var. Bizim ilişkimizi açıklamadığımız dönemde arkadaşlarım ‘Bize Gizem’i ayarlasana’ diyorlardı. Ben de sinir olup bir şey diyemiyordum. Kıskanıyorum çünkü seviyorum; bu çok normal… Ben ona ait olduğumu o da bana ait olduğunu hissettiriyor o yüzden aramızda böyle bir bağ da var.
27/9/2009 11:26:47
AKŞAM/SİBEL ATEŞ YENGİN
Dünyaca ünlü İngiliz top model Naomi Campbell, özeml bir ziyaret için Türkiye’ye geldi. Gazetecilerle adeta köşe kapmaca oynayan 39 yaşındaki ünlü model, koşarak havalimanından ayrıldı.
İtalyan Havayolları’nın tarifeli uçağıyla Milano’dan İstanbul’a gelen ünlü model Naomi Campell, Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde kendisini görüntülemek için bekleyen gazetecileri görünce yine kapris yaptı.
Gazetecileri karşısında gören siyah kıyafetler içindeki ünlü model beraberinde geldiği korumasının arkasına saklanmaya çalıştı ancak yine de başarı olamadı. Gazetecilerin görüntü almaya başlaması üzerine yüzünü gizlemeye çalışan elinde ki battaniyeyle dikkat çeken Naomi Campell daha sonra terminalde ki bir kolonun arkasına saklandı. Hayranlarının fotoğraf çekilme isteğini de reddeden Campell, bir süre arabasının hazırlanmasını bekledi.
Daha sonra bagajlarını alan Campell koşar adımlarla bindirildiği bir araçla havalimanından ayrılarak kalacağı Four Seasons Otel’e gitti. Ünlü manken Naomi Campbell, 6 yıl önce de Türkiye’ye gelişinde Atatürk Havalimanı’nda olay çıkarmıştı. 9 Haziran 2009 tarihinde de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, ünlü manken Naomi Campbell ile Başbakanlık Resmi Konutu’nda görüşmüştü.
Emine Erdoğan ile ünlü top model Naomi Campbell`in yaptığı görüşmede, Erdoğan`ın himayesinde yürütülen “Filistin İçin El Ele” kampanyası ile Campbell`in sürdürdüğü yardım kampanyası ele alınmıştı.
Sitemiz Abiye Modelleri | Gece Kıyafetleri | Gece Elbiseleri | Abiye Modelleri | Gelinlik yeni eklenen haberleri mail yoluyla almak icin lutfen asagidaki kutucuga mail adresinizi girip "Uye Ol" butonuna basiniz!
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Ağu | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 |
| 27 | 28 | 29 | 30 | |||